Yonca Yetiştiriciliği

YONCA YETİŞTİRİCİLİĞİ:
Yem bitkilerinin kraliçesi olarak adlandırılan yonca, tarımı yapılan yem bitkilerinin
hemen hepsinden daha yüksek bir yem değerine sahiptir. Son yıllarda kuru ot olarak
değerlendirilmesi yanında, silajı da önem kazanmaktadır.
Yonca, geniş bir ortama uyma
kabiliyetine sahip, kurağa ve soğuğa dayanıklı,
asit topraklar dışında her toprakta yetişebilen, ot
verimi yüksek, çok yıllık değerli bir bitkidir.
Yapısında 10’a yakın vitamin bulunması
yanında, mineral maddeler bakımından da
zengindir.
Yonca, örtücü yeşil gübre veya toprak
ıslah edici bitki olarak da kullanılır. Köklerin çok
derinlere inmesiyle (2-3m), derinlerdeki su ve
besin maddelerinden kolayca yararlanılır ve bitki
besin maddelerini toprağın üst katmanlarına
taşır. Kendisinden sonra ekilen yüzlek köklü
bitkiler için organik madde ve azotça zengin iyi
bir tarla toprağı bırakır.
Toprak Hazırlığı :
Yonca kurulacak alan, her şeyden önce drenajlı ve tesviyeli olmalıdır. Aksi halde
yüksek taban suyu ve durgun su yoncada verim düşüklüğüne ve giderek de seyrekleşmeye
neden olmaktadır. Fazla eğimli arazilerde yonca yetiştirilmek istenirse önce teraslama, sonra
da tesviye gereklidir.

Yoncalık toprağı ekime hazırlanırken ilk ele alınacak konu arazinin yabancı
bitkilerden temizlenmesidir. Çünkü yonca fideleri, diğer bitki fidelerinden daha yavaş
gelişmekte, zamanla yonca bastırılmakta ve yok olmaktadır.
Yonca kökleri derine gittiğinden toprakta alt tabakaların da gevşek yapılı olması
istenir. Alt toprakta sıkışma varsa, önce “dipkazan” denen aletle pulluk tabanı yırtılarak
gevşetilmelidir. Bu işlemden sonra toprak önce yüzlek olarak sürülür ve yabancı bitki
tohumlarının çimlenmesine ortam hazırlanır. Sonra da derin sürüm yapılarak yabancı bitkiler
toprağa gömülürler. Yonca tohumlarının küçük olması nedeniyle, yonca ekilecek tarla çok iyi
hazırlanmalıdır. Pullukla sürümden sonra, toprağın iyice ufalanması için diskharrow veya
kazayağı çekilmeli, tırmık merdane veya sürgü ile de toprak düzeltilerek tohum yatağı
hazırlanmalıdır.

Yonca ağır topraklardan kumlu topraklara kadar her tip toprakta yetişmesiyle birlikte
en iyi kireççe zengin, tınlı-kumlu, kumlu-tınlı yapıda ve yeterince nemli bulunan topraklarda
yetişmektedir. Taban suyu en çok 1,5-2 m yükseklikte olmalı ve durgun olmamalıdır.

Yonca ekilecek toprak ağır killi bir yapıdaysa, toprağın sıkışmasını önlemek için, ya
ekimden 1 yıl önce öncü bitki olarak bir çapa bitkisi yetiştirilir ve bu bitki dekara 3-5 ton
hesabı ile ahır gübresi ile gübrelenir, ya da olgunlaşmış ve yanmış olmak koşulu ile 2-3 ton
ahır gübresi doğrudan yonca toprağına verilir.
Yonca ekimden önce toprağın pH derecesine de bakılmalı, pH 6.5’den düşükse
gerektiği oranda kireçlenmelidir.
Ekim :
Ekim zamanının belirlenmesinde toprak sıcaklığı ve nemi etkilidir. Ekimler
sonbaharda ilk donlardan en az 4 hafta önce (Eylül – Ekim); ilkbaharda ise son donlardan
sonra ve kurak yörelerde de son yağmurlardan en az 4 hafta önce tamamlanmalıdır. Ekimler
imkanların elverdiği ölçüde erken yapılmalıdır. Böylece bitki sonbahar ekimlerinde kışa karşı,
ilkbahar ekimlerinde de kuraklığa karşı daha dirençli olabilir.
Yonca pratik olarak küçük (1-5dekarlık) alanlarda serpme olarak, 5 dekardan büyük
alanlarda ise mibzerle sıraya ekilmektedir. Sıraya ekimlerde hem tarlanın her tarafına
tohumlar homojen dağıtılmakta ve gereğinden fazla tohumluk kullanılmamış olmakta; hem de
tohumlar istenen derinliğe bırakılabildiğinden çıkış güvence altına alınabilmektedir.
Sıraya ekimde sıra arası mesafe ve ekim derinliği önemlidir. Genel olarak ot
üretiminde sıra arası 15-20 cm, ekim derinliği ise toprak yapısı ve tav durumuna göre 0,5-2
cm arasında olmalıdır.
Ekim yonca mibzeri ile yoksa sıfıra ayarlanmış hububat mibzeri ile yapılır ve
üzerinden baskı (merdane) geçirilir. Dekara 2-2.5 kg tohum yeterli olmaktadır.
Serpme ekimde ise, usulüne uygun olarak hazırlanmış tohum yatağına yeterli oranda
(3-3.5 kg/da) tohumluk serpilir ve tohumların toprakla karışmasını sağlamak için üzerinden
tırmık ve silindir
Gübreleme :
Bitkinin gelişimi, topraktan alacağı besin maddelerine bağlıdır. Toprakta besin
maddesi çokluğu oranında, bitkide kuru madde oluşumu da artar.
Yonca, topraktan fazla miktarda besin maddesi kaldıran bir bitkidir. Yonca da ekim
dönemi ve ekimden sonraki dönemler için olmak üzere 2 tip gübreleme yapılır.

Ekim dönemi :
En iyisi ön bitkinin (mısır) ahır gübresi ile gübrelenmesidir. Ahır gübresinin
bulunmadığı yerlerde, genel olarak toprak işleme sırasında dönümüne 28 kg Triple Süper
Fosfat, ekim sırasında ise dönümüne 12 kg Amonyum Nitrat (%26) verilmesi uygundur.
Ekim sonrası :
İkinci yıldan itibaren Aralık-Şubat ayları arasında dönümüne 15 kg gelecek şekilde
Diamonyum Fosfat (DAP) m gübresi verilmelidir. Ayrıca her biçimden sonra dönümüne 8-10
kg Amonyum Nitrat verilmeli ve sulama yapılmalıdır.
Bakım ve Sulama :
Ekimden sonraki ilk işlem, kaymak tabakasının kırılmasıdır. Ekimden sonra yağmur
yağmış ve ön bitkiye ahır gübresi verilmemiş ise killi topraklar kaymak bağlamaktadır. Bu
durumda iyi bir çıkışın sağlanması için toprağın dişli ve hafif bir merdane ile işlenmesi,
dolayısıyla da oluşan kaymak tabakasının kırılması gereklidir.
Yabancı Ot kontrolü :
Yonca fideleri zayıf olmaları nedeniyle, otlarla kaplı bir ortamda gelişemezler. Küçük
parsellerde yabancı otlar çapalanarak temizlenebilir. Ancak geniş alanlarda çapa ile ot
mücadelesi zor ve masraflıdır. Böyle tarlalarda yoncanın ilk biçimi erken yapılmalıdır. Buna
“temizleme biçimi” denir.

Sulama:
Yoncayı biçimden bir hafta önce ve bir hafta sonra olmak üzere her biçimde 2 kere
sulamak uygundur..
Hasat Zamanı :
Yoncanın 1/10 çiçeklenme döneminde dekardan alınan protein verimi en yüksek
düzeyde olup, ayrıca protein oranı ve dekardan alınan kuru ot verimi de iyi düzeydedir. Bu
dönemde biçimin yapılması ile hem dekardan maksimum bir protein verimi elde edilecek,
hem de gelecek yıllardaki gelişmenin gerektirdiği yedek besinler köklerde yeterince birikmiş
olacaktır.
Biçim Yüksekliği ve Sayısı :
Yonca hasadında biçim zamanı kadar, biçim yüksekliği de önemlidir. Biçim alçaktan
yapıldığında yeni sürgünler zarar görmekte, yüksek yapıldığında ise ürün tarlada
bırakılmaktadır. Normal koşullarda bölgelere göre değişmek üzere yoncada biçim yüksekliği
5-10 cm dir.
Ancak kıştan önce yapılan son biçimde, yüksekliğin 15 cm olması gerekmektedir. Bu
yükseklik kökün besin maddeleri bakımından zenginleşmesini sağlamakta ve böylece bitki
kışı daha güvenli geçirip, ilkbaharda daha kuvvetli gelişebilmektedir.
Yonca öğle sıcaklığında değil sabah veya öğleden sonra serinde biçilmelidir. Biçme
sırasında özen gösterilecek bir diğer konu da özellikle nemli havalarda, yoncalığın fazla
çiğnenmemesidir. Aksi halde yoncalığın toprağı sıkışmakta ve verim düşmektedir.
Yoncada biçim sayısı, yoncanın çeşidine, yetiştirildiği bölgeye ve biçim zamanına
göre değişmektedir.
Verim :
İlkbaharda kurulan bir yoncalık ilk yıl fazla ürün vermemektedir. Sonbaharda kurulan
yoncalık, bir sonraki yaz başından itibaren ürün vermektedir. Yonca en yüksek verimi üçüncü
yılda vermekte ve daha sonra verim düşmektedir. Bu nedenle yonca, ekim nöbetinde en az 3
yıl kalmalıdır.
Ot verimi, toprağın verimine, gübrelemeye, sulamaya göre değişir. Her biçimden
dekara ortalama 1 ton yeşil ot alınabilir. Bunun kuru ot karşılığı 250 kg’dır. Sulama
koşullarında bir yoncalıktan yılda 1200-1800 kg/da kuru ot alınabilmektedir.
KORUNGA YETİŞTİRİCİLİĞİ
Uzun ömürlü, çok yıllık, kurağa ve özellikle soğuğa dayanıklı bir baklagil yem
bitkisidir. Kıraç koşullar altında yem üretimi amacıyla yetiştirilebilecek en iyi bitkilerden
birisidir. Her cins hayvana körpe iken biçilir biçilmez verilebilir. Hayvanların karnını
şişirmez.
Oldukça gelişmiş bir kök sistemine sahiptir. Bitkinin kalınlaşmış bir ana kökü ve çok
sayıda yan kökleri bulunur. Ana kökü toprağın 4-10 m derinliğine kadar inebilir. Bakteriler
yardımıyla köklerde beliren yumrular toprağı Azot bakımından zenginleştirir.
3 yıllık korunganın toprakta bıraktığı Azot, 69 kg/da Amonyum Nitrat (%20’lik)
gübresine eşdeğerdir.
Köklerin derinlere işlemesi, toprağın alt tabakalarını yumuşatması ve toprağa Azot
vermesi toprak ıslahında bu bitkiye daha çok değer kazandırır. Rusya’da II. Dünya Savaşı’nda
bombalanan alanların ıslahında korunga kullanılmıştır.
Çiçekleri çekici pembe renkli ve salkım şeklindedir. Fazla miktarda nektar (bal özü)
verdiğinden arılar için önemli bir besin kaynağıdır. Bu nedenle arıcılık yapılan yerlerde
aranan bir bitki özelliğini taşır.
Toprak Hazırlığı :
Korunga fakir, kuru ve kalkerli topraklarda yetişebilir. En iyi gelişmesini derin yapılı,
gevşek ve kireçli topraklarda gösterir. Alt katlarında kökün gelişmesine imkan verecek
çatlakların bulunduğu taşlı-kayalık alanlarda dahi tarımı yapılabilir.
Korunga ekim yılında yavaş yavaş geliştiği için, yabancı otlardan temizlenmiş,
keseksiz düz ve iyi bastırılmış bir tohum yatağı ister. Bunun için tarla sonbaharda pullukla
derince (25-35 cm) sürülür. Ekim öncesi kazayağı ve diskharrow ile toprak çift yönlü işlenir.
Tırmık veya sürgü çekilerek tohum yatağı hazırlanır.
Ekim :
En iyi ekim zamanı erken ilkbahardır. İlk yıl tohumlar çimlenir, fideler gelişip toprağa
tutunur. Yazın ürün alınamaz. Ancak gelişmesini tamamladıktan sonra ertesi yıl biçime gelir.
Kışı soğuk olan bölgelerimizde genç fideler kışa dayanamayacağı için, sonbahar
ekiminden iyi bir sonuç alınamaz. Ancak ılıman bölgelerde ekim sonbaharda yapılabilir.
Korunga tohumu canlılığını en çok 3 sene koruduğundan taze tohumluk
kullanılmalıdır. Ot üretimi için yapılan serpme ekimlerde dekara 12-15 kg, mibzer ile 6-8 kg
tohum yeterlidir. Mibzer ile ekimde, sıra arası 60-70 cm, ekim derinliği 5-7 cm olmalıdır.
Kendine katlanma gücü çok az olan korunga, aynı yere 10-20 yıl geçmeden
ekilmelidir.
Gübreleme :
Korunga topraktan fazla miktarda kireç, fosfor ve potasyum almaktadır. Ancak
topraktaki besin maddelerinden yararlanma gücü yüksek olduğundan gübreye fazla ihtiyaç
duyulmamaktadır.
Ekim ile birlikte dekara 12 kg DAP veya TSP ile birlikte 10 kg Amonyum Sülfat veya
Amonyum Nitrat verilmelidir.

Bakım :
Korunga diğer çok yıllık yem bitkileri gibi ekildiği yıl yavaş gelişir ve yabancı
otlardan etkilenir. İlk yılda yabancı ot çok ise biçilerek yabancı otun etkisi azaltılabilir. Daha
sonra iyice tutunup kök salan korunga kendini kurtarır.

Hasat Zamanı :
lk yıl yalnızca koruyucu olarak bir kez biçilebilir. İkinci yıl ilk gelişme biçilmeli,
ikinci gelişme hafifçe otlatılmalıdır. Aksi halde bir sonraki yıl iyi gelişmez.
Korunga, salkımların ortasındaki çiçeklerin çoğu açtığında ot için biçilmelidir. Biçim
zamanı gecikirse saplar kalınlaşıp odunlaşmakta ve yem değeri önemli ölçüde düşmektedir.

Verim :
Kıraç ve kurak koşullarda 1000 kg/da yeşil ot vermekte, yağış durumu uygun olan
veya sulanabilen yerlerde yeşil ot verimi 2500 kg/da çıkabilmektedir.
SORGUM-SUDANOTU YETİŞTİRİCİLİĞİ
Hayvan yetiştiriciliğinin vazgeçilmez girdisi olan kaba yem ihtiyacının en ideal
çözümü yem bitkileri yetiştirilmesidir. Yem bitkisi yetiştiriciliği içerisinde önemli bir yere
sahip olan sorgum-sudanotu, özellikle 1960’dan sonra uzun boylu, çok kardeşlenen, ince saplı
ve bol yapraklı, melez çeşitlerinin yetiştirilmesi ile ekim alanı hızla genişletilmiştir.
Bu kıymetli yem bitkisinden hayvan beslemede silaj yapılarak, yeşil yem olarak,
tarlada otlatılarak ve pek fazla önerilmemekle birlikte kuru ot olarak faydalanılmaktadır.
Toprak Hazırlığı :
Sorgum-sudanotu genellikle besince zengin, orta sıklıkta, tınlı-kumlu veya killi-tınlı
toprakları sever. Bol verim için toprakta yeterli kirecin olmasını ister.
Tohumları küçük ve çimlenmeden sonraki 4 hafta içinde gelişmesi yavaş olduğu için
ekim yatağı yabancı otlardan temizlenmiş bir şekilde hazırlanmalıdır. Bunun için tarla
birbirine dik iki sürümle sürülüp yabancı otlardan temizlenmeli ve toprağın iyice ufalanması
amacıyla diskharrow veya kaz ayağı çekildikten sonra, tırmık veya sürgü ile toprak
düzeltilerek tohum yatağı hazırlanmalıdır.

Bakım ve Sulama :
Sulama verimi büyük ölçüde arttırmaktadır. Sulama miktarı ve sayısı bölge ve toprak
yapısına göre değişebilir. Özellikle salkımlanma ve çiçeklenme devresinde su tüketimi
artmaktadır. Bu dönem öncesinde yapılacak sulama, verimi çok arttırmaktadır.
Çıkıştan sonraki haftalarda fideler yavaş geliştiğinden yabancı ot kontrolü için çapa
yapılmalıdır.
Ekim :
Genellikle yazlık olarak ilkbaharda ekilmektedir. Ekim toprak sıcaklığı 10-20 ºC’yi
bulduğu zaman yapılmalı veya bölgelere göre mısır ekiminden 10-15 gün sonra ekilmesi
uygun olmaktadır.
Hububat mibzerleriyle sıraya ekim en uygun yöntemdir. Sıra ekimlerde, sıra arası
azaldıkça kardeşlenme de azalmaktadır.
Sulama ile çok iyi sonuç alınacağından, sıra arası mesafe 20-25 cm, ekim derinliği ise
3-4 cm olmalıdır.
Tohum miktarı sıra arası mesafeye bağlı olarak değişmekte birlikte, dekara 2-3 kg
tohum yeterlidir.
Sorgum-Sudanotu topraktan fazla miktarda besin maddesi kullanır. Özellikle azot
ihtiyacı çok fazladır. Sulanabilen yerlerde ekim ile birlikte (dekara 5-6 kg saf azot), 25-30 kg
Amonyum Sülfat, bitkiler 30-40 cm boylanınca da 25-30 kg Amonyum Nitrat verilmelidir.
Ayrıca her biçimden sonra dekara 20 kg Amonyum Nitrat verilmeye devam edilmelidir.
Fosfor çok önemli olmamakla birlikte, fosforca fakir topraklarda dekara 5-10 kg saf
P2O5, ya da 40 kg Süper Fosfat veya 16 kg Triple Süper Fosfat verilmesi uygundur.
Hasat Zamanı :
Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde günlük yeşil yem ihtiyacının büyük bir kısmını
sağlayan Sorgum-Sudanotu ekildikten 40-45 gün sonra biçime gelir.
Bitki boyu 100-120 cm boylanınca, yerden en az 15 cm yukarıdan olacak şekilde
biçim yapılmalıdır. Daha aşağıdan yapılan biçimler, sonraki biçimi geciktirir. Bu dönem
bitkinin başaklanma veya süt olum devresidir. Bu devreden sonra sap sertleşir ve selülozu
artarak odunsulaşır.
Verim :
İklim şartlarına ve ekim zamanına bağlı olarak 4-5 biçim yapılabilir. Her biçimde 2-3
ton/da yeşil ot verilmektedir. Her biçimden sonra dekara 20 kg Amonyum Nitrat verilmesi ve
sulanması ot verimini arttırır.
MACAR FİĞİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Macar fiği yeşil ot, kuru ot, silaj ve dane olarak değerlendirilebilen iyi bir yem
bitkisidir.
Fiğ, yeşil gübre olarak da organik maddece fakir toprakların iyileştirilmesinde
kullanılır. Ayrıca toprağı azotca zenginleştirdiği için, kendisinden sonra ekilen ürünün
verimini arttırır.
Soğuğa ve kurağa dayanıklı olup, özellikle kıraç ve yüksek kesimlerdeki
bölgelerimizde üzerinde önemle durulması gereken bir fiğ çeşididir.
Toprak Hazırlığı :
Macar fiği genellikle tahıl üretimi yapılan topraklarda rahatça yetişebilir. Buna rağmen
orta-ağır ve ağır kireççe zengin toprakları sever, nemli topraklarda da yetişmektedir.
Sonbahar ekimi için tarla ilkbaharda pullukla derince (25-35 cm) sürülüp kazayağı
çekilir. Tahıl veya silajlık mısırın yerine ekilecekse gölge tavında sürülür. Toprağın kuruyup
sertleşmemesi için kazayağı veya diskharrow ile toprak işlenir. Tırmık veya sürgü çekilerek
tohum yatağı hazırlanır.
Ekim : Macar fiği, iklim koşullarına bağlı olmakla birlikte, Ekim başından Kasım sonuna
kadar ekilebilir. Ekim serpme veya kombine hububat mibzeriyle yapılabilir. Ekimden sonra
merdane çekmek gerekir. Böylece hem tohumun çimlenmesi çabuklaşmış, hem de kış zararı
nispeten önlenmiş olur. Macar fiğinin önemli tarımsal özelliği Arpa, Buğday, Yulaf gibi
tahıllar ile karışık ekilebilmesidir.
-Bu uygulamanın yararı şöyle özetlenebilir ;Dik gelişen hububat yatan fiğe destek olur
ve böylece nemli bölgelerde ot üretiminde alt yaprakların sararıp dökülmesi, dane üretiminde
ise ürünün çürümesi önlenir.İyi bir karışımın verimi ve kalitesi, yalnız ekime göre daha
yüksektir.
-Yoğun toprak örtüsü oluşturduklarından toprak aşınmasında daha etkilidirler.
-Yabancı bitki rekabetini en aza indirirler.
– Daha güvenli ürün vermekte, kuru ot elde edilmesinde yaprak kaybını
azaltmaktadırlar.
– Elde edilen üründe protein/karbonhidrat dengesi sağlandığı için silaj yapımı
kolaylaşır.
-Ot üretimi amacıyla yapılan serpme ekimlerde dekara 10-12 kg Macar Fiği ile 4-5 kg
tahılın birlikte atılması yeterlidir. Sıraya ekimde ise; 8-10 kg Macar Fiği ile 3-4 kg tahıl
karıştırılarak, 3-5 cm derinlikte ve 18-20 cm sıra arası mesafesinde ekilebilir.
Gübreleme :
Macar Fiğinin köklerinde bol miktarda azot yumrucukları oluştuğu için azotlu
gübrelere ihtiyaç duymaz. Ekimle beraber dekara 12-14 kg Diamonyum Fosfat(DAP: 18N46P) verilmelidir. (2 kg/da N, 6 kg/da P2O5)

Bakım :
Yabancı ot mücadelesinin yapılması verimi arttırır. İlkbaharda çıkan yabancı otlar
Macar Fiğine zarar vermeden çapalanmalıdır.

Hasat Zamanı :
Macar Fiği kışı dinlenerek geçirdikten sonra, ilkbaharda havaların ve toprağın
ısınması ile birlikte hızlı bir gelişme gösterir. Macar fiğinin en uygun biçim zamanı tam
çiçeklenmeden sonra bakla teşekkülü zamanı ile tahılların başaklanma başlangıcından sonraki
süt olumu dönemidir.

Verim :
İyi bakım koşullarında dekara 3-4 ton yeşil ot veya 750-1000 kg kuru ot elde edilir.

https://www.amasyadsyb.org/ dan alıntılanmıştır.

Bir cevap yazın